Oğuz Karaduman

Mesudiye’de Tatil Bir Başka Güzel

Biz Mesudiyelilerin büyük bir kısmı, doğup büyüdüğümüz topraklardan ayrılıp; ekmeğimizin peşinde büyükşehirlere geldik. Hepimiz ayrılmak zorunda kaldığımız toprakların özlemiyle yanıp tutuşuyoruz. Yıllar geçip gitse de memleket aşkımız hiç bitmiyor. Yaz ayları geldiğinde özlemimiz daha da artıyor. Bu aylarda İmkân bulursak hemen koşarız memleketimize. İçimizde ki bu Mesudiye aşkı nereden geliyor? Hep aynı yerleri gezip görmekten sıkılmıyor muyuz? Mesudiye’de gezilecek kaç yer var ki?  Nedir bu Mesudiye aşkı?

Aylardan Ağustos İstanbul’da hava çok sıcak ve nemli nefes almakta zorlanıyor insan biran önce kaçıp kurtulmak istiyorum bu şehirden fırsatta geldi, çattı çok şükür bir senelik yoğun bir çalışmanın ardından İki hafta izin alıp yolumu yine Mesudiye’ye düşürdüm. Bu gece yola çıkacağım. Ailecek istikamet Mesudiye bu makalemde siz değerli hemşerilerime yukarıda ki paragrafta sorduğum sorulara, Mesudiye tatilimiz sırasında gezip gördüğüm yerleri anlatacağım.

Uzun bir yolculuktan sonra Mesudiye merkezde ki baba ocağımıza geldik. Hava güzel ama sıcak değil nemden de eser yok artık. Her taraf yemyeşil çocuklar eve mahkûm değiller, bahçelerde dilediklerince koşup oynuyorlar. Oğlum hemen mahalle de keşfe çıkmış ve tarihi bir kilise bulmuş koşarak müjdeyi vermeye geldi. Burası Baba Ocağımıza 150 metre uzaklıkta ki Rumlardan kalma Mesudiye merkez kilisesi daha ilk günden tarihi yerleri görmeye başladık. Gezimizin ilk gününde Mesudiye merkezde dolaştık. Çocukluğum geçtiği yerleri çocuklarımın da görmesini istediğim. Tarihi Mesudiye kilisesi, Ortaç ailesine ait tarihi konak, Hükümet konağı olarak inşa edilmiş ve günümüzde Üniversite binası olarak kullanılan tarihi bina ve irili ufaklı tarihi evler, çeşmeler görülmeye değerdi.

Mesudiye Belediyesi tarafından işletilen,  Sosyal tesisler tepeden Mesudiye’yi seyretmek için ve yorgunluk atmak için, güzel bir mekân olmuş. Mesudiye Belediyesi önündeki saat kulesi, havuz ve oturma alanları ilçe merkezine güzel bir renk katmış. Yeni belediye binası, Hamidiye parkı ve Toki konutları Mesudiye’ye planlı bir şehir havası kazandırmış.Kanal Melet projesini inceledik; Yürüyüş yolları, yüzme havuzu, mesire alanları ve çocuk parkları tamamlandığı zaman gezilecek sosyal alanlarının daha da çeşitleneceğine ve Mesudiye’nin cazibe merkezi olacağına şüphe yok. Gece olduğunda hayrete düştüm. Beykoz tepesi, saat kulesi, havuz, merkezde ki köprünün ışıklandırması ve ilçe merkezinde ki aydınlatma çok iyi yapılmış. Gece tepeden bakınca Mesudiye ışıl ışıl aydınlık bir şehir olmuş. Bu hizmetleri Mesudiye’mize kazandıran Belediye Başkanımız İsa Gül’e ve çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum.

Yapacağımız gezileri planlayıp güzergâhlarımızı belirledik. İlk önce yolumuz köykente düştü. Kışlacık ve Çardaklı mahallelerini geçtikten sonra bizi uçsuz bucaksız yeşillikler içerisinde mera alanlarıyla taştekne karşıladı. Midebos mesire alanı çam ormanlarının içindeki saklı bir cennet, buradan ormanın içerisinde uzun bir yolculuktan sonra göllü yaylaya ulaştık. Çardaklı, Kışlacık ve Türkköyü obalarından oluşan bu yayla ikibin dokuz yüz rakımıyla, tepeden Mesudiye’nin bir kısım mahallelerine bakan müthiş bir manzaraya sahip. Bu yaylamızda erdem kırından oksijen almak, Ali gözü ve yunaktan su içmek, Karapınar vadisinin doğal güzelliklerini izlemek insana harika bir duygu yaşatıyor.

Yeni rotamızda bulunan Koyulhisar Eğriçimen yaylasını ziyaret ettik. Burası her ne kadar Sivas toprağı olsa da melet havzasına yakın çam ormanlarıyla bezeli güzel bir yayla, yaylanın içerisinde yapay bir göl oluşturulmuş. Gölün içine atılan sazan balıkları yapılan seyir terasından izlenmeye değer bir güzellik katmıştır. Buradan geriye Mesudiye topraklarına dönüp, ulugöl yaylasına ulaştık. Yayla içerisinde ki göl manzarasıyla ve doğal güzellikleriyle gezip görülmeye değer bir yerdir. Buradan çam ormanlarının arasından ilerleyip keyfalan yaylasına ulaştık bu yaylamızda soğuk kaynak suları, muhteşem çam ormanları, yapay küçük göletleriyle ve muhteşem dağ manzarasıyla ziyaretçilerini bekliyor. Daha sonra, bin boğa yaylasından devam edip Musalı köyüne vardık. Buradan ırmak yolunu takip ederek; Tarihi Arıkmusa kalesine ulaştık. Bu kalenin Pontus döneminde inşa edildiğini sırasıyla; Pontus, Roma, Bizans dönemlerinde kullanıldığını öğrendik. Kalenin yürüyüş yolu çok kötü durumda kaleye çıkmak için büyük bir çaba harcadık. Arıkmusa kalesi gizemli merdivenleri, tahıl ambarı, kale içinde bulunan kaya mezarı ile görülmeye değer tarihi bir mekân olduğunu gördük. Melet Irmağı boyunca Arıkmusa kalesi ile aynı mimari özelliklere sahip başka kaleler olduğunu da öğrenmemize rağmen akşam olduğu için gezip görme şansını bulamadık. Bu tarihi değerlerin restore edilecek turizme açılması Mesudiye turizmi için çok iyi olacağını düşünüyorum. Buradan Irmak yolunu izleyerek Mesudiye’ye geri döndük. Yollara yeni asfalt dökülmüş. Ordu büyükşehir belediyesinin hizmetleri Mesudiye’nin en ücra köşelerine kadar ulaşmış durumda. Bölge halkı adına Büyükşehir Belediye Başkanımız Enver YILMAZ’ a ve çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum.

Şimdi de Mesudiye’den Yeşilce’ye doğru bir rota çizdik. Önce Kale mahallesinken,de ki tarihi kale harabelerine ulaştık. Duvarları tamamen yıkılmış. Emiroğlu beyliği döneminden kalma kalenin yakınında kümbet mezar kalıntıları da bulunduğunu öğrendik. Maalesef bu kalıntılardan geriye gezilecek pek bir şey kalmamıştır. Gezimize devam ederken; yolumuz üzerinde bulunan konacık kaya mezarlarını görme şansı bulduk. Mesudiye, Yeşilce yolu üzerinde bulunan kaya mezarlarından biri  tarla içerisinde bulunan  bir kaya bloguna oyulmuştur. İkinci kaya mezarı derin bir vadide yüksek bir kaya kütlesine oyulmuştur. Tahminen Roma döneminde yapıldıkları düşünülen iki adet sütunlu kaya mezarları görülmeye değer tarihi güzelliklerimizdendir. Yol boyu devam ederek; Kırmızıya boyanmış çatılı evleriyle yeşillikler içerisinde ki Yeşilce mahallesine ulaştık. Mahalle yollarından İlerleyip ardı ardına uzanan, Mesudiye yaylalarını gezdik. Yüksek rakımda bulutların üzerinde sisler içerisinde muhteşem manzaralar eşliğinde; Çambaşı yaylasına ulaştık. Kabadüz ilçesi sınırları içerisinde bulunan bu yaylamız; Konaklama hizmetleri, yiyecek içecek ve yöresel ürünler satan işletmeleri ile tam bir turistlik cazibe merkezi haline gelmiştir. Dağ yollarını kullanarak zorlu bir yolculuktan sonra Topçam mahallemiz yakınından geçerek; Topçam baraj gölüne ulaştık. Baraj gölü bu bölgemize güzel bir manzara kazandırmıştır. Aşıklı mahallesi ve çevresinde ki yerleşim alanları görülmeye değer göl ve orman manzaraları sunmaktadır.

Yeni bir günde rotamızda ilk durağımız, Alan mahallesi oldu. Tünel çalışmaları nedeniyle yollar köstebek yuvasına dönmüş durumda, Melet vadisi boyunca tahrip edilmemiş yer yok gibi. Zorda olsa hedefimize ulaştık. Şimdi Melet Irmağında balık tutma zamanı oltalarımızı  attık. Nasibimizi de aldık. Çok şükür. Melet ırmağının doğal güzellikleri  eşliğinde,kahvaltımızı yaptık ve gezimize başladık. Önce  Alan mahallemiz  girişinde bulunan iki adet kaya mezarını gezdik. Sonra, Çaltepe yaylasına ulaştık. Çam ormanları içerisinde kalmış bir göl karşıladı bizleri. Doğal güzellikleriyle eşsiz göl manzarasıyla  görülmeye değer bir yer, Çaltepe yaylası. Buradan Üçyol mahallemiz sınırları içerisinde bulunan meydandüzüne ulaştık. Çam ormanları içerisinde  Yeşil meralarıyla, buz gibi soğuk sularıyla, buraları da görülmeye değer bir başka doğa harikası. Üçyol ve Esatlı  yaylarından geçerken; gördüğümüz doğal güzellikler büyülüyor bizleri!  İlerleyip yayla yolundan, Esatlı mahallesine doğru ilerlerken, yol kenarında bir tabela çekti dikkatimizi. Tabelayı okuyunca burada bulunan kayalıklarda, Türk tarihi açısından, büyük bir öneme sahip, resimler ve yazıtlar bulunduğunu öğrendik. Maalesef bu tarihi değerlerimize ailecek ulaşabileceğimiz bir yol bulunmadığı için resim ve yazıtları  görme şansı bulamadık. Bu durum Mesudiye’de turizmin gelişmesi açısından büyük bir eksikliktir.     

Bu makalemde siz değerli hemşerilerimle,  Mesudiye tatilimizde gezip görme şansı bulduğum yerlerin bir kısmını paylaşmak istedim. İlçemiz sınırları o kadar geniş bir Coğrafya’ya sahip ki! Sivas’tan Tokat’a Giresun’dan Ordu’ya kadar bir alanı kaplıyor. Kısacası Mesudiye’de  daha gezilecek çok yer var ama bende izin yok! Nasip olursa makalenin devamı önümüzde ki seneye…

Bu yazı 10102 kez okundu 21.08.2017
Etiketler :


Yazarlarımız

Oğuz Karaduman
Mesudiye’de Tatil Bir Başka Güzel


21.08.2017

Av.Uğur Tarhan
Eski Hastalıklar, Taze Umutlar


07.07.2017

Serpin Alparslan
Sinema Ve Tiyatrodan Yoksun 7 İlimiz


07.07.2017

Tekin Toklucu
1.MESUDİYE MARATON’U


13.04.2016

En Çok Okunan
  • Bugün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay